Sayfa İçindekiler
ToggleBacaklarda kabarık veya görünür damarı olan birçok kişi aynı soruyu sorar: varis şiddetli ağrı yapar mı? Bu sorunun kısa cevabı hem evet hem hayır olabilir. Bazı hastalarda varis yıllarca yalnızca kozmetik bir sorun olarak kalır, belirgin ağrı yaşanmaz. Bazılarında ise akşama doğru belirginleşen ağırlık, dolgunluk, yanma veya sızlama günlük yaşamı önemli ölçüde bozar.
Öte yandan “varis var mı yok mu” değil, “bu ağrı ne zaman ciddi müdahale gerektirir” sorusu çoğu zaman daha doğru başlangıç noktasıdır. Çünkü varise bağlı ağrının bazı özellikleri vardır ve bu özellikler muayene sırasında önemli ipuçları sağlar. Bazı ağrı bulguları ise ya yüzeyel tromboflebit gibi daha acil bir tabloyu, ya da hiç beklenmedik başka bir nedeni işaret edebilir.
Bu yazıda varisin nasıl ağrıya neden olduğunu, hangi özellikteki ağrının daha acil değerlendirme gerektirdiğini, tanıda hangi araçların kullanıldığını ve uygun hastalarda tedavinin nasıl planlandığını adım adım ele alacağım. Amaç, okuyucunun “bekleyeyim mi, doktora gideyim mi” kararını daha bilinçli verebilmesine katkı sunmaktır.
Varisin temelinde toplardamarlardaki kapakçık yetersizliği yatar. Bu kapakçıklar normalde kanın yukarıya pompalanmasını sağlar; bozulduğunda ise kan bir miktar geriye kaçarak bacakta göllenir. Bu birikim damar içi basıncı artırır ve zamanla çevre dokulara baskı oluşturabilir.
Bu mekanizma şikayetleri değişken kılabilir. Uzun süre ayakta kalmak ya da oturmak, sıcak hava, adet dönemi veya hormonal değişiklikler ağrıyı artırabilir. Bacağı uzatmak, kısa yürüyüş ya da uyku sırasında yatay konuma geçmek kısmen rahatlatabilir. Bu dalgalı seyir, venöz kaynaklı ağrının tipik özelliğidir. Bacak kaldırıldığında azalan, gün sonunda belirginleşen ağırlık ve sızlama bu tablonun klasik görünümüdür.
Ayrıca damar çevresindeki dokularda kronik inflamasyon, sinir uçlarını etkileyebilir. Özellikle yüzeyel bir damarın trombüs oluşturması ya da çevresinde inflamasyon gelişmesi, o bölgede anlık ve belirgin ağrı oluşturabilir. Bu durumda kabarık damarın üzerinde hassasiyet, kızarıklık ve sertlik hissedilebilir.
Yanlış Bilinen
Yanlış Bilinen: Varisim varsa ağrım da mutlaka şiddetli olur.
Doğrusu: Varis her hastada ağrı yapmaz. Bazı kişilerde yalnızca kozmetik bulgu olarak kalır. Ağrının varlığı veya şiddeti, damarın büyüklüğüyle her zaman orantılı değildir. Asıl önemli olan ağrının niteliği, zamanlaması ve eşlik eden bulgulardır.
Varis kaygısıyla gelen hastaların önemli bir bölümü için sorulardan biri şudur: bekleyeyim mi, doktora gideyim mi? Hafif ağırlık hissi, akşam olan minimal şişlik, uzun yürüyüş sonrası yorgunluk bunların hepsinin nedenini tek bir muayenede netleştirmek her zaman zorunlu değildir.
Ancak yakınmalar uzuyorsa, belirtiler giderek artıyorsa, gün içinde yeterince dinlense bile şikayetler geri gelmiyorsa ya da ciltte değişiklik başladıysa beklemek doğru olmayabilir. Özellikle aile öyküsü olan, gebelik sonrası şikayetleri devam eden veya daha önce damar tedavisi geçirenler için eşik biraz daha düşük tutulabilir.
Klinik pratiğimde sık gördüğüm tablo şudur: hasta aylarca hatta yıllarca şikayetlerini görmezden gelir; çünkü damar görüntüsü zaten “orada” ve ağrı yeterince şiddetli değil diye değerlendirmeyi erteler. Oysa bu süreçte altta yatan venöz yetmezlik ilerleyebilir, cilt bulguları başlayabilir, ve erken fark edilirse daha kolay yönetilen bir tablo daha karmaşık hale gelebilir.
Sonuç olarak, varisin “ne zaman doktora gidileceğini” belirleyen tek ölçüt ağrı şiddeti değildir. Şikayetin süresi, günlük yaşama etkisi ve eşlik eden bulgular birlikte değerlendirilmelidir.

Bazı bulgular, varis yakınması olarak önemsenmemeli; daha dikkatli bir değerlendirme gerektirmelidir. Şunlar bu bulguların başında gelir:
Ani başlayan tek taraflı şişlik: Özellikle hızla gelişen, tek bacakta belirginleşen şişlik ve ağrı, derin ven trombozu açısından değerlendirilmelidir. Bu tabloda sadece “varisim şişti” diye geçiştirmek doğru olmaz; acil görüntüleme gerekebilir.
Damar hattında sertlik, kızarıklık ve hassasiyet: Yüzeyel tromboflebit olarak bilinen bu tablo, yüzeyel toplardamarda pıhtı oluşumuna işaret eder. Ciddi komplikasyon riski her hastada aynı değildir; ama acilen değerlendirilmesi gerekir.
Kendiliğinden kanama: Özellikle yüzeye yakın ince cidarlı damarlar bazen minimal travmayla ya da kendiliğinden kanayabilir. Kanama durumunda bacak yükseltilmeli ve doğrudan baskı uygulanmalıdır. Sonrasında değerlendirme yapılmalıdır.
Nefes darlığı, göğüs ağrısı, ani genel kötüleşme: Bunlar akla pulmoner emboli gibi daha ciddi tabloyu getirebilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında acil servise başvurmak gerekir.
Yüzeyel Tromboflebit ile Derin Ven Trombozu Aynı Şey Değildir
Yüzeyel tromboflebit, yüzeyel toplardamarda pıhtı oluşumudur; çoğu zaman görünür kabarık damar üzerinde kızarıklık, sertlik ve hassasiyetle kendini belli eder. Derin ven trombozu ise çok daha derinde seyreden ve genellikle ani tek taraflı şişlik ve ağrıyla belirti veren farklı bir tablodur. Her iki durum da değerlendirme gerektirir; ancak ilk adım doğru tanıyı koymaktır. Doppler ultrason her ikisini de ayırt etmeye yarar.
Şiddetli ağrı varsa tanı nasıl netleştirilir?Varis yakınmasıyla gelen hastada tanı süreci genellikle ayrıntılı öykü ve fizik muayene ile başlar. Şikayetin ne zamandan beri olduğu, gün içinde ne zaman arttığı, eşlik eden cilt değişikliği veya şişlik olup olmadığı ve daha önce damar problemi yaşanıp yaşanmadığı sorgulanır.
Venöz Doppler ultrason, bu değerlendirmenin en kritik adımıdır. Doppler ile yüzeyel damarlardaki reflü, derin ven sistemi açıklığı, pıhtı varlığı ve damar anatomisi net biçimde görülebilir. Yüzeyel tromboflebit şüphesinde hangi bölgede pıhtı olduğu, derin sisteme yakınlığı ve boyutu Doppler ile belirlenir.
Bazen ağrının kaynağı varis değildir. Sinir sıkışması, kas problemleri, artrit, lenfatik sorunlar veya çok daha nadir durumlar da bacak ağrısına yol açabilir. Bu nedenle sadece “varisim var, ağrı bundan” demek her zaman doğru değildir. Eğer klinik tablo varisle tam örtüşmüyorsa ya da Doppler bulgularıyla şikayet uyumlu değilse ek değerlendirme gerekebilir.
Her ağrılı varis hemen girişim gerektirmez. Önce ağrının kaynağı ve derinliği anlaşılır. Altta yatan venöz yetmezliğin boyutu, hastanın yaşam kalitesine etkisi ve eşlik eden cilt bulguları tedavi kararını birlikte şekillendirir.
Bazı hastalarda yaşam tarzı düzenlemeleri, kompresyon çorabı ve kısa yürüyüş yeterlidir. Özellikle şikayetin hafif seyrettiği, Doppler bulgularının sınırlı kaldığı ya da genel sağlık durumu girişim için uygun olmayan hastalarda bu yaklaşım anlamlı olabilir. Destekleyici önlemlerin nasıl kullanılacağı ise bireysel planlanmalıdır.
Daha belirgin venöz yetmezlikte ise minimal invaziv varis tedavi seçenekleri gündeme gelebilir. Endovenöz lazer, radyofrekans veya köpük tedavileri damar tipine ve Doppler bulgusuna göre değerlendirilir. Amaç, yalnızca görünen damarı değil; şikâyetin kaynağını tedavi etmektir.
Yüzeyel tromboflebit durumunda tedavi pıhtının yerine, boyutuna ve derin vene yakınlığına göre değişir. Bazı durumlarda antikoagülan tedavi, bazı durumlarda lokal uygulamalar ve kompresyon yeterli olabilir. Bu karar her hastaya göre ayrı yapılmalıdır.
Ağrılı varis yakınmasıyla gelen hastada ilk adım olarak ayrıntılı öykü ve Doppler ultrason ile değerlendirme yapıyoruz. Böylece yalnızca görünen damarın değil, şikayetin gerçek kaynağının ne olduğunu anlamaya çalışıyoruz.
Hastalara en sık aktardığımız mesaj şudur: Ağrının şiddeti her zaman işlemin aciliyetini belirlemiyor. Bazen hafif görünen bir tablo beklenmedik Doppler bulgusu gösterirken, bazen de görünürde belirgin damarı olan hastanın ağrısı venöz kaynaktan değil farklı bir yapıdan kaynaklanıyor. Bu yüzden karar yalnızca şikayetin büyüklüğüne değil, Doppler haritasına ve klinik tablonun bütününe göre verilir.
Girişim düşünülüyorsa yöntemin ne olacağı, nasıl uygulanacağı, beklenen iyileşme süreci ve takip planı muayene görüşmesinde ayrıntılı anlatılır. İzmir’de ya da Türkiye’nin farklı illerinden başvuran hastalar için süreç de bu şekilde işler: önce değerlendirme, sonra karar, ardından kişiye özgü plan.
Doktor Notu
Kliniğimizde ağrılı varis yakınmasıyla gelen birçok hastada Doppler sonucunun beklenenden farklı çıktığını görüyoruz. Kimi zaman dışarıdan belirgin görünen damarın altında sınırlı bir reflü varken, kimi zaman çok mütevazı görünen bir tablonun altında ana kaynak damarda anlamlı kaçak oluyor. Bu nedenle “ağrım çok, hemen ameliyat” ya da “damarım küçük, önemli değil” gibi iki uç yaklaşım yerine; şikayetin kaynağına yönelik değerlendirme yapılması gerekiyor.
NHS varis sayfası, varisin çoğunlukla ciddi sağlık sorunu oluşturmadığını; ama ağrı, bacak ağırlığı, kaşıntı, yanma, kas krampları ve şişlik gibi belirtilere neden olabileceğini açıkça ortaya koyuyor. Aynı kaynak, nadir de olsa deri değişikliği, ülser, kanama ve tromboflebit gibi komplikasyonların görülebileceğini de vurguluyor.
NICE kronik venöz yetmezlik kılavuzu, semptomlu hastaların venöz duplex ultrasonu ile değerlendirilmesini öneriyor. Belirti yoksa yalnızca dış görünüşe dayanarak girişim kararı verilmemesini de vurguluyor. Bu mesaj önemlidir: ağrının olmadığı durumda bile ilerleyici cilt değişikliği ya da tromboflebit öyküsü olan hastalarda değerlendirme gerekebilir.
RadiologyInfo da tanıda duplex ultrasona vurgu yaparken, tedavi seçeneklerinin basit yaşam tarzı değişikliklerinden ablasyon yöntemlerine kadar uzanan bir yelpazeyi kapsadığını belirtiyor. Anahtar mesaj şu: karar damar görüntüsüne değil, klinik tablonun tamamına göre verilmelidir.
Varis şiddetli ağrı yapar mı sorusunun cevabı hem hastadan hastaya hem de tablonun evresine göre değişir. Her varis ağrı yapmaz; ama ağrı varlığı bazı sorular doğurur: Bu ağrı venöz kaynaktan mı geliyor? Altta yatan tromboflebit gibi bir komplikasyon mu var? Derin ven sistemi açık mı? Şikâyetin ciddiyeti kaynağıyla orantılı mı?
Bu soruların cevabı yalnızca “varisim var” bilgisiyle verilemez. Fizik muayene ve Doppler ultrason bu tabloyu netleştiren temel araçlardır. Sonuç her hastada farklı çıkabilir; bu nedenle de her hastaya aynı öneriyi vermek doğru olmaz.
Ağrınız giderek artıyorsa, damar hattında sertlik ve kızarıklık varsa, tek bacakta ani belirgin şişlik olduysa ya da yıllardır ertelediğiniz bir değerlendirme aklınızda kalıyorsa, başlamak için bekleyebileceğiniz çok fazla neden yok. Çünkü çoğu zaman en rahatlatıcı şey, belirsizliği ortadan kaldırmaktır.
Evet, yapabilir. Özellikle gün sonunda artan venöz basınç, ödem, yüzeyel inflamasyon veya daha ileri venöz yetmezlik ağrıyı belirgin hale getirebilir. Ancak ani başlayan çok şiddetli ağrı her zaman sıradan varis yakınması gibi kabul edilmemelidir.
Hayır. Ağrılı varis her zaman pıhtı anlamına gelmez. Fakat sert, hassas, kızarık damar hattı ya da ani tek taraflı şişlik varsa yüzeyel tromboflebit veya derin ven trombozu gibi tabloların dışlanması gerekir.
Ağrı, şişlik, kaşıntı veya ağırlık hissi tekrarlıyorsa; ciltte renk değişikliği başladıysa; yara geliştiyse; damar hattı sert ve hassas hale geldiyse muayene gerekir. Kanama veya ani tek taraflı belirgin şişlik varsa daha hızlı değerlendirme önemlidir.
Kanayan varis bekletilmemelidir. Bölgeye bası uygulayıp bacağı mümkünse yükseltmek ve acil tıbbi değerlendirme almak gerekir. Çünkü bazı kanamalar dışarıdan küçük görünse de klinik olarak önemlidir.
Her zaman değil. Uygun hastalarda lazer, radyofrekans veya köpük gibi minimal invaziv seçenekler düşünülebilir. Bazı hastalarda ise önce konservatif yaklaşım ve takip daha uygun olabilir.
Çünkü hangi damarda reflü olduğunu, ağrının venöz kaynakla ne kadar ilişkili olduğunu ve hangi tedavinin uygun olabileceğini Doppler ultrason gösterir. Sadece dışarıdan görünen damara bakarak doğru plan yapmak çoğu zaman mümkün değildir.
Değerlendirme için: Şikayetler ve damar yapısı kişiye göre değişir. Uygun yaklaşımın belirlenmesi için iletişime geçerek hekim değerlendirmesi planlanabilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesi gerekir.
İçerik Yazarı
Girişimsel Radyoloji Uzmanı
1986 yılında Elbistan’da doğmuştur. 2010 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. 2015 yılında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Radyoloji ihtisasını aldı. 2015-2017 yılları arasında Tatvan Devlet Hastanesinde zorunlu hizmetini yapmıştır. 2018 yılından itibaren İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Girişimsel Radyolog olarak çalışmaktadır.
Uzmanlık Alanları

Varis ve damar sağlığı için ücretsiz ön değerlendirme alın.
WhatsApp'tan Yaz 0232 398 3700 Randevu / İletişimBacaklarınızda akşamları ağrı, yorgunluk ya da ağırlık hissi oluyor mu?
Bacaklarınızda görünür hâle gelmiş genişlemiş ya da mor/mavi damarlar var mı?
Gün boyu uzun süre ayakta durarak veya oturarak mı çalışıyorsunuz?
Ailenizde (anne/baba/kardeş) varis öyküsü var mı?
40 yaş üstü müsünüz veya birden fazla gebelik geçirdiniz mi?
