Sayfa İçindekiler
ToggleBacaklarda belirginleşen, kıvrımlı hale gelen ve gün sonunda ağrı, dolgunluk, yanma ya da şişlik hissi oluşturan varisler yalnızca estetik bir mesele değildir. Çoğu hastada asıl sorun, toplardamar içindeki kapakçıkların iyi çalışmaması ve kanın aşağı doğru geri kaçmasıdır. Bu geri kaçış sürdükçe damar içi basınç artar, zamanla hem görünüm hem de şikayetler belirginleşir.
Bu noktada birçok hastanın aklına aynı soru gelir: Ameliyat mı gerekir, yoksa daha konforlu bir seçenek var mı? Günümüzde uygun hastalarda lazer, köpük ve radyofrekans gibi minimal invaziv yöntemler öne çıkmaktadır. Radyofrekans tedavisi (halk arasında RFA ile varis tedavisi olarak bilinir), bu yöntemlerden biridir.
Önemli bir ayrım: Her varis aynı değildir. Her belirgin damar radyofrekans için uygun olmayabilir ve her hastada aynı plan uygulanmaz. Doğru yaklaşım, önce ayrıntılı değerlendirme yapmak, sonra hangi damarın gerçekten sorun yarattığını saptamaktır.
Kısaca
Radyofrekans planı, görünen damardan çok kaçak yapan ana damarın durumuna göre yapılır.

Belirtileriniz için uzman görüşü alın
Yazıyı okumadan önce sormak istediğiniz bir şey varsa doğrudan yazabilirsiniz.
veya iletişim formunu doldurun →Varis radyofrekans tedavisi, sorunlu yüzeyel toplardamarın damar içinden kontrollü ısı enerjisiyle kapatılması işlemidir. Tıbbi olarak endovenöz radyofrekans ablasyon olarak da adlandırılır. Amaç, geri kaçış yapan yani reflü oluşturan damarı devre dışı bırakmak ve kan akımını sağlıklı venöz yollara yönlendirmektir.
Buradaki mantık çoğu hastanın düşündüğünden daha basittir. Bacakta varis oluşturan ana damar tedavi edildiğinde, vücut kanı zaten çalışır durumda olan diğer toplardamarlar üzerinden taşımaya devam eder. Yani kapatılan damar, işini doğru yapamayan damardır. Sağlıklı dolaşımın bozulması değil, tam tersine bozulmuş akımın düzeltilmesi hedeflenir.
İşlem sırasında damar içine ince bir kateter yerleştirilir. Bu kateter kontrollü şekilde ısı verir ve damar duvarının büzüşerek kapanmasını sağlar. Sonraki haftalarda vücut bu damarı zaman içinde fibrotik bir kord haline getirir ve dışarıdan görülen varislerde de gerileme başlar.
Önemli bir not: Radyofrekans tek başına bütün görünür damarları o anda yok eden bir kozmetik işlem değildir. Ana reflü damarı kapatıldıktan sonra bazı hastalarda ek olarak küçük dallara köpük tedavisi, mikroflebektomi ya da izlem gerekebilir. Özellikle kılcal veya ince yüzeyel damar baskınsa köpük tedavisi daha uygun bir seçenek olabilir.
RFA varis tedavisi genellikle yalnızca damarın görünümüne bakılarak değil, şikayet ve Doppler bulguları birlikte değerlendirilerek planlanır. Artan ağırlık hissi, zonklama, bacakta dolgunluk, yanma, kaşıntı, ayakta uzun kalınca artan ağrı ve ayak bileği çevresinde şişlik gibi yakınmalar bu açıdan önemlidir.
Bazı hastalarda tablo daha ileri olabilir. Ciltte koyulaşma, varis egzaması, tekrarlayan yüzeyel pıhtılaşma atakları, iyileşmesi geciken yaralar veya geçmişte kanama hikayesi varsa durum daha dikkatli ele alınmalıdır. Uluslararası kılavuzlarda da semptomatik varisler, cilt değişiklikleri ve venöz ülser varlığında ayrıntılı damar değerlendirmesi önerilmektedir.
Buna karşılık yalnızca çok ince kılcal damarları olan, ana safen damarda anlamlı reflüsü bulunmayan veya şikayeti daha çok kozmetik düzeyde kalan hastalarda radyofrekans her zaman ilk tercih olmaz. Yani işlem güçlü bir seçenektir ama doğru damara, doğru hastada uygulanmalıdır.
Bir başka önemli nokta: Varis zaman zaman başka sorunlarla karışabilir. Bacak ağrısının her nedeni varis değildir; bel, eklem, lenfatik dolaşım, derin ven sistemi veya farklı damar problemleri de benzer yakınmalara yol açabilir. Bu nedenle radyofrekans kararı yalnızca dışarıdan görünen damar üzerinden verilmemelidir.
Varis tedavisinde en kritik basamaklardan biri işlemden önce yapılan ayrıntılı Doppler ultrason incelemesidir. Çünkü hangi damarda kaçak olduğu, kaçağın ne kadar uzun bir segmenti etkilediği, derin toplardamar sisteminin açık olup olmadığı ve eşlik eden yan dal varislerinin dağılımı ancak böyle netleşir.
Klinik pratiğimizde bunu değerlendirirken şuna bakıyoruz: Şikayet gerçekten venöz reflü ile uyumlu mu, yoksa bacakta görülen damarlar sorunun yalnızca görünen kısmı mı? Bu ayrım çok önemlidir. Çünkü bazen dışarıdan belirgin varis görünse de asıl kaynak küçük bir segmenttir; bazen de tam tersine dışarıdan az görünen ama içeride daha uzun bir reflü hattı olabilir.
Doppler ultrason ayrıca damarın çapı, seyri ve kateterle girilebilecek uygunluğu hakkında da bilgi verir. Aşırı kıvrımlı, çok yüzeyel ya da teknik olarak zor damar segmentlerinde başka yöntemler daha mantıklı olabilir.
Geçirilmiş derin ven trombozu, ileri periferik arter hastalığı, aktif enfeksiyon, hareket kısıtlılığı veya gebelik gibi durumlar da planlamayı değiştirir. Kısacası burada temel prensip şudur: Önce doğru tanı, sonra doğru teknik. Elle muayene tek başına yeterli değildir. Basit bir yüzey görüntüsü üzerinden tedavi seçmek, hem gereksiz işlem riskini artırır hem de beklenen faydayı düşürür.
Doktor Notu
En önemli adım doğru Doppler haritalamasıdır. Tedavi yöntemi bu haritaya göre seçilmelidir.

İşlem günü hasta genellikle yürüyerek gelir ve çoğu zaman yatış gerekmez. Önce hedef damar ultrason eşliğinde yeniden işaretlenir. Ardından cilt, küçük bir giriş yapılacak şekilde hazırlanır ve lokal anestezi uygulanır.
Sonrasında ince bir iğne ve kılavuz tel yardımıyla sorunlu damara girilir. Damar içine yerleştirilen kateter, tedavi edilecek segment boyunca uygun seviyeye kadar ilerletilir. Bu aşamada ultrason rehberliği belirleyicidir; kateterin tam olarak nereye yerleştiği gerçek zamanlı olarak izlenir.
Bir sonraki adım, tumescent anestezi dediğimiz sıvının damar çevresine verilmesidir. Bu sıvı birkaç işi aynı anda yapar: Bölgeyi uyuşturur, damarı katetere yaklaştırır ve çevre dokuları ısıdan korur.
Ardından cihaz kontrollü şekilde radyofrekans enerjisi verir. Kateter segment segment geri çekilirken damar iç duvarı ısı etkisiyle kapanır. İşlemin mantığı, damarı çekip çıkarmak değil, içeriden kapatmaktır. Bu nedenle büyük kesi olmaz.
Çoğu hastada işlem sonunda küçük bir pansuman yapılır, bazen ek köpük ya da minik yan dal girişimleri planlanabilir. İşlemini diğer endovenöz seçeneklerle karşılaştırmak isterseniz lazerle varis tedavisi hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Sizdeki tablo hangi tedaviye uygun?
Şikâyetlerinizi kısaca iletin, uygun yöntemi birlikte değerlendirelim.
veya iletişim formunu doldurun →Hastaların en sık sorduğu konulardan biri budur. Çoğu vakada radyofrekans ile varis tedavisi lokal anestezi altında yapılır. Yani hasta tamamen uyutulmadan işlem tamamlanabilir.
Giriş anında ve tumescent anestezi verilirken kısa süreli batma hissi olabilir; işlem boyunca daha çok basınç, dolgunluk veya çekilme benzeri hisler tarif edilir. Elbette ağrı algısı kişiden kişiye değişir. Çok kaygılı hastalarda, eşlik eden başka işlemlerde veya iki bacakta yaygın tedavi planlandığında ek anestezi seçenekleri de konuşulabilir.
Fakat genel çerçevede bu işlem klasik cerrahiye kıyasla daha sınırlı doku travması oluşturur. Süre, damarın uzunluğuna ve ek işlem gerekip gerekmediğine bağlıdır. Sadece tek bir safen segmenti tedavi edilecekse çoğu seans 30 ila 60 dakika içinde tamamlanır.
İşlemden sonra hasta genellikle kısa süre yürütülür. Bu erken mobilizasyon önemlidir; çünkü hem dolaşımı destekler hem de iyileşme sürecini kolaylaştırır. Birçok hastada aynı gün eve dönüş mümkündür. Bu da yöntemin neden sık tercih edildiğini açıklar. Ancak aynı gün taburculuk, işlemin hafife alınması gerektiği anlamına gelmez. Yine de bu bir tıbbi girişimdir ve planlama, uygulama ve takip aşamalarının hepsi önemlidir.
Radyofrekans ile varis tedavisi, özellikle ana yüzeyel damarlarda reflü saptanan ve buna bağlı yakınmaları bulunan hastalarda güçlü bir seçenektir. Ağırlaşan bacaklar, ayakta kalınca artan rahatsızlık, belirgin yan dal varisleri, cilt değişiklikleri ve tekrarlama eğilimi olan tablolar bu gruba girebilir.
Ancak herkes otomatik olarak aday değildir. Her hastaya aynı işlemi önermiyoruz; çünkü görüntüleme bulgusu ile klinik tablo her zaman birebir örtüşmeyebilir.
Örneğin:
Bu durumlarda köpük ya da başka yöntemler daha anlamlı olabilir.
Aşağıdaki durumlar bulunuyorsa radyofrekans öncesi detaylı değerlendirme gerekir:
Bazı hastalarda damarın cilde çok yakın seyretmesi teknik zorluk yaratabilir. Bu, işlemin yapılamayacağı anlamına gelmez; fakat yaklaşımın kişiselleştirilmesi gerekir.
Biz klinikte asıl önemli noktanın yalnızca damarı kapatmak değil, şikayetin kaynağını doğru bulmak olduğunu düşünüyorum. Çünkü bir hastada çok faydalı olan yaklaşım, başka bir hastada gereksiz veya yetersiz kalabilir. Uygun hasta seçimi, başarılı bir sürecin temelidir.
Radyofrekans ablasyon minimal invaziv bir yöntemdir; ancak her tıbbi girişimde olduğu gibi bu işlemde de konuşulması gereken riskler vardır.
En sık görülen durumlar genellikle sınırlı morarma, hassasiyet, işlem hattı boyunca sertlik hissi ve birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişebilen rahatsızlıktır. Bazı hastalar bunu damar boyunca uzanan ince bir kordon gibi tarif eder.
Geçici uyuşukluk veya karıncalanma olabilir. Bunun nedeni, özellikle yüzeyel seyreden bazı damar segmentlerinin yakınında küçük cilt sinirlerinin etkilenebilmesidir.
Nadir durumlarda şu durumlar görülebilir:
Risk tamamen sıfır değildir. Bu nedenle işlem öncesi, sonrası ve izlem aşamaları önemlidir.
Bir diğer önemli sınırlılık beklenti yönetimidir. Ana reflü damarı başarıyla kapatılsa bile bütün yüzeysel damarlar anında kaybolmayabilir. Bazı görünür damarlar zamanla söner, bazıları için ek seans gerekebilir.
Ayrıca varis bir damar duvarı ve kapakçık hastalığı olduğu için yıllar içinde yeni damar segmentlerinde problem gelişmesi mümkündür. Bu yüzden radyofrekans tedavisini mucizevi bir kozmetik müdahale gibi değil, doğru hastada etkili olabilen, damar fizyolojisini hedefleyen bir tedavi olarak görmek gerekir.
Amaç yalnızca fotoğraftaki görüntüyü değil, ağrı, ağırlık hissi, şişlik ve ilerleyici cilt sorunlarını da yönetmektir.
İyileşme dönemi, bu yöntemin en çok merak edilen ve çoğu zaman da hastayı rahatlatan kısmıdır. Çoğu kişi işlemden kısa süre sonra yürüyebilir. Genellikle aynı gün evine döner ve ertesi gün hafif günlük işlerine başlayabilir.
Masa başı çalışanlarda dönüş daha erken olabilir; uzun süre ayakta durmayı veya ağır kaldırmayı gerektiren işlerde süre uzayabilir.
İşlem sonrası hekim önerisine göre kısa süreli bandaj veya varis çorabı kullanılabilir. Bu süre her hastada aynı değildir. Son yıllarda kılavuzlarda uzun süreli rutin kompresyon yaklaşımı daha seçici değerlendirilmektedir; dolayısıyla öneri kişiye göre verilir. Burada standart paket reçete değil, bireysel takip önemlidir.
İlk günlerde tempolu ama hafif yürüyüş genellikle faydalıdır. Buna karşılık birkaç gün çok sıcak banyo, sauna, yoğun egzersiz veya uzun süre hareketsiz kalma istenmeyebilir.
Damar hattında hassasiyetin özellikle ilk hafta içinde daha belirgin hissedilmesi olağandır. Bu, her zaman kötü gidiş anlamına gelmez.
Yine de şu belirtiler uyarıcı kabul edilir ve gecikmeden tıbbi değerlendirme gerekir:
Çoğu hastada süreç sorunsuz ilerlese de bu işaretleri ciddiye almak önemlidir.
İzmir Çiğli’de ameliyatsız varis tedavisi
Dr. Mehmet Hakan Pıçak ve ekibiyle ön değerlendirme için iletişime geçin.
veya iletişim formunu doldurun →Varis tedavisinde tek bir yöntem yoktur. Radyofrekans ve lazer, aynı ailede sayılabilecek endothermal yöntemlerdir. Her ikisi de damar içinden ilerletilen bir kateter veya fiber yardımıyla ısı enerjisi kullanır.
Amaç benzer olsa da enerji tipi, ısı profili ve bazı teknik ayrıntılar farklıdır. Köpük skleroterapi ise damarı kimyasal etkiyle kapatır. Özellikle daha küçük damarlar, kıvrımlı segmentler veya tamamlayıcı tedaviler açısından değerli olabilir.
Cerrahi ise bazı özel durumlarda hala gündemde olsa da, uygun hastalarda endovenöz yöntemler daha az kesi, daha hızlı toparlanma ve daha erken günlük yaşama dönüş nedeniyle çoğu zaman ön plandadır.
Burada asıl soru hangi yöntemin teorik olarak daha güçlü olduğu değil, sizin damar yapınıza hangi yaklaşımın daha uygun olduğudur. Ana safen damarda düz seyirli reflü varsa radyofrekans çok mantıklı olabilir. Farklı senaryolarda lazer veya köpük daha iyi bir denge sunabilir.
Girişimsel yaklaşımının genel mantığını görmek isterseniz girişimsel radyoloji hakkında daha geniş bilgi edinebilirsiniz. Özetle, karşılaştırma yapılırken reklam diliyle değil, damar haritası üzerinden konuşmak gerekir. Uygun yöntem, herkes için aynı yöntem değildir.
Yanlış Bilinen
Yanlış Bilinen: Görünen damar alınırsa varis tamamen geçer.
Doğrusu: Altta kapak yetmezliği varsa görünen damarı tedavi etmek yeterli olmayabilir.

Kliniğimizde genellikle ilk adım detaylı görüşme ve Doppler ultrason incelemesidir. Hastanın yalnızca görünür damarlarını değil, şikayetlerini ne zaman yaşadığını, gün sonunda nelerin arttığını, daha önce gebelik, pıhtı, ameliyat veya başarısız tedavi öyküsü olup olmadığını da sorguluyoruz. Çünkü iyi bir tedavi planı, iyi bir hikaye alma ile başlar.
Sonrasında damar haritasını çıkarıp hangi damarın kaynak, hangisinin sonuç olduğunu ayırmaya çalışıyoruz. Ana reflü damarı varsa bunun uzunluğu, çapı ve seyri belirleniyor. Sadece görünür yan dallar değil, altta yatan mekanizma konuşuluyor.
Bu aşamada hastaya radyofrekans, lazer, köpük ya da izlem seçenekleri nedenleriyle birlikte anlatılıyor. Uygun hastalarda işlem günü planlaması yapılıyor. Günübirlik süreçte hazırlık, lokal anestezi altında damar içi uygulama, işlem sonrası kısa yürüyüş ve taburculuk sıralanıyor.
Ardından evde dikkat edilmesi gerekenler, işe dönüş, çorap kullanımı ve kontrol zamanlaması net şekilde tarif ediliyor. Hastanın aklında boşluk kalmaması, tedavinin kendisi kadar önemlidir. Şikayetleriniz günlük yaşam kalitenizi etkiliyorsa, size uygun yöntemin gerçekten radyofrekans olup olmadığını anlamak için ön değerlendirme faydalı olabilir. Çünkü çoğu zaman hastayı rahatlatan şey yalnızca işlem kararı değil, sürecin netleşmesidir.
Varis tedavisinde radyofrekans yaklaşımı yalnızca pratikte değil, kılavuz düzeyinde de güçlü bir yere sahiptir. NICE varis tanı ve yönetim kılavuzu, uygun hastalarda endothermal ablasyonu ilk seçenekler arasında önermektedir. Bu grup içinde radyofrekans ve endovenöz lazer yer alır.
Daha güncel damar cerrahisi kılavuzlarında da benzer bir çerçeve vardır. 2023 SVS, AVF ve AVLS kılavuzu, semptomatik ve aksiyel reflüsü bulunan uygun hastalarda endovenöz ablasyonu klasik stripping cerrahisine göre öne çıkarmaktadır. Bu, her hastanın otomatik olarak radyofrekans alması gerektiği anlamına gelmez; ancak endovenöz tedavilerin artık ana seçenekler arasında yer aldığını gösterir.
Hasta bilgilendirme dokümanları da günlük pratiği destekler niteliktedir. Örneğin Cambridge University Hospitals radyofrekans hasta bilgilendirmesi, işlemin çoğu hastada lokal anestezi ile, aynı gün yürüyüş ve taburculukla tamamlanabildiğini; buna karşılık ağrı, morarma, geçici hassasiyet ve nadir pıhtı gibi risklerin açıkça konuşulması gerektiğini vurgular.
Kısacası bilimsel tablo şunu söylüyor: Uygun anatomide ve doğru hasta seçimiyle radyofrekans, modern varis tedavisinin yerleşik seçeneklerinden biridir. Ama başarı, cihaz isminden çok doğru endikasyona bağlıdır.
Hayır. Amaç işlevini bozmuş ve geri kaçış yapan damarı devre dışı bırakmaktır. Kan akımı sağlıklı toplardamarlar üzerinden devam eder. Vücut zaten çalışır durumda olan diğer damarları kullanmaya başlar. Yine de bu durum işlem öncesi Doppler ultrason ile doğrulanmalıdır. Derin ven sisteminin açık olup olmadığı ve alternatif damar yolları değerlendirilir.
Radyofrekans ile kapatılan damar tekrar açılmaz. Fakat varis, damar duvarında yapısal bir hastalık olduğu için yıllar içinde yeni damar segmentlerinde problem gelişebilir. Tedavi edilen damar kalıcı olarak kapalı kalır, ancak başka damarlar zamanla varisleşebilir. Bu sebeple bazı hastaların yıllar sonra ek tedaviye ihtiyacı olabilir. Kişiye göre değişir.
Çoğu hastada aynı gün evde olmak mümkündür. Masa başı işlerde ertesi gün başlamak mümkün olabilir. Uzun süre ayakta durmayı veya ağır kaldırmayı gerektiren işlerde 3-7 gün beklenmesi tavsiye edilir. Damar hattındaki hassasiyet azaldıkça dönüş hızlanır. Bireysel duruma göre hekim tarafından karar verilir.
Son yıllarda uzun süreli rutin kompresyon yaklaşımı daha seçici hale gelmiştir. Her hastaya mutlaka çorap gerekli değildir. Bazı hastalara 1-2 hafta, bazılarına daha kısa süre önerilir. Bazı olgularda da gerekli olmayabilir. Karar, damarın boyutu, işlemin kapsamı ve hastanın semptomlarına göre verilir. Hekim önerisi bireyseldir.
Evet, mümkündür. Çoğu hastada aynı seansta her iki bacağın ana reflü damarı tedavi edilebilir. Fakat bu karar, hastanın genel durumu, anestezi seçeneği, zamanı ve damarların karmaşıklığına göre verilir. Bazı hastalarda iki ayrı seans daha güvenli olabilir. Kişiselleştirilmiş planlama önemlidir.
Aşağıdaki durumlar gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirir:
- Giderek artan tek taraflı şişlik
- Beklenenden çok fazla ağrı veya ağrının devam etmesi
- Yüksek ateş (38°C üzerinde)
- Damar hattında belirgin kızarıklık veya sıcaklık artışı
- Nefes darlığı veya göğüs ağrısı
- Ani başlayan şiddetli bacak ağrısı
- Ayak renginde değişiklik veya soğukluk
Bu semptomlar normal iyileşme süreci göstergesi olmayabilir ve profesyonel değerlendirme gerekebilir.
Teorik olarak yıl boyunca yapılabilir. Fakat bazı hastalar yazında bacaklı giyimler tercih ettikleri için estetik açıdan daha sonraya alabilir. Ayrıca yoğun güneş altında bulunmak ilk haftalarda tavsiye edilmez. Kış ayları teknik açıdan daha uygun olabilir, fakat acil ihtiyaç varsa sezon önemli değildir.
Değerlendirme için: Şikayetler ve damar yapısı kişiye göre değişir. Uygun yaklaşımın belirlenmesi için iletişime geçerek hekim değerlendirmesi planlanabilir.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesi gerekir.
Bu sayfadaki tıbbi bilgiler aşağıdaki kılavuz ve kurum kaynaklarına dayanır.
İçerik Yazarı
Girişimsel Radyoloji Uzmanı
1986 yılında Elbistan’da doğmuştur. 2010 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. 2015 yılında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Radyoloji ihtisasını aldı. 2015-2017 yılları arasında Tatvan Devlet Hastanesinde zorunlu hizmetini yapmıştır. 2018 yılından itibaren İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Girişimsel Radyolog olarak çalışmaktadır.
Uzmanlık Alanları
Lazer, radyofrekans ve köpük aynı hastaya uygun değildir. Doppler bulgunuza göre doğru yöntemi birlikte belirleyelim.
WhatsApp’tan SorunRandevu / İletişimBacaklarınızda gün sonuna doğru ağırlık, yorgunluk ya da dolgunluk hissi oluyor mu?
Bacaklarınızda gözle görülür damarlar var mı?
Ayak bileğinizde veya bacağınızda şişlik oluyor mu?
Gece bacak krampı, kaşıntı ya da huzursuz bacak şikâyetiniz var mı?
Ayak bileği çevresinde renk koyulaşması, sertleşme veya yara var mı?
Günün büyük kısmını ayakta ya da hareketsiz oturarak mı geçiriyorsunuz?
Ailenizde varis öyküsü var mı veya birden fazla gebelik geçirdiniz mi?
Çerez tercihiniz
Sitenin çalışması için gereken zorunlu çerezleri kullanıyoruz. Ziyaret istatistiklerini ölçmek için kullanılan analitik çerezler ise yalnızca siz onay verirseniz çalışır. Ayrıntılar için Gizlilik Politikası ve KVKK Aydınlatma Metni.
