Sayfa İçindekiler
ToggleGirişimsel radyoloji, aslında tıbbın en etkili ama en az bilinen alanlarından biridir. Bugün varislerden tiroid nodüllerine, miyomlardan damar tıkanıklıklarına kadar pek çok hastalık, büyük ameliyatlara gerek kalmadan girişimsel yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Üstelik bu işlemler çoğu zaman sadece bir iğne deliğinden yapılıyor; hasta aynı gün ayağa kalkabiliyor, hatta evine dönebiliyor. Buna rağmen, toplumda girişimsel radyolojinin sağladığı bu büyük avantajların farkındalığı hâlâ oldukça düşük. Birçok kişi bu tedavilerin mümkün olduğunu duymamış bile oluyor. İşte bu nedenle girişimsel radyoloji, bir bakıma modern tıbbın sessiz ama güçlü devrimi sayılabilir.
Girişimsel radyoloji, modern tıbbın hızla gelişen ve hastalara büyük avantajlar sunan bir alanıdır. Basitçe tanımlamak gerekirse; görüntüleme cihazlarını yol gösterici olarak kullanıp, vücuda en az müdahaleyle tanı ve tedavi işlemleri yapılmasını sağlayan bir tıp dalıdır.
Buradaki temel amaç, hastalığı tedavi ederken hastaya en az zarar vermek ve günlük yaşamına mümkün olan en kısa sürede dönmesini sağlamaktır. Yani, büyük cerrahi kesiler yerine ince bir iğne ya da damarın içine gönderilen ince kateterlerle işlem yapılır.
Bu sayede, hem ciddi ameliyatlardan kaçınılabilir hem de hastalar için daha güvenli, daha konforlu bir tedavi imkânı doğar. Kısacası girişimsel radyoloji, “ameliyatsız ama etkili tedavi” olarak özetlenebilir.
Girişimsel radyolojide kullanılan yöntemlerin ortak noktası, işlemlerin mutlaka bir görüntüleme cihazı eşliğinde yapılmasıdır. Yani doktor, işlem sırasında damarı, organı veya hedeflenen yapıyı gerçek zamanlı olarak görür ve müdahalesini milimetrik hassasiyetle gerçekleştirir.

Başlıca kullanılan görüntüleme yöntemleri şunlardır:
Kullanılan başlıca girişimsel yöntemler ise şunlardır:
Bu yöntemlerin hepsi, hastaya “daha az risk – daha hızlı iyileşme” avantajı sunar.

Girişimsel radyoloji, oldukça geniş bir yelpazede kullanılabilen bir alandır. Aslında neredeyse her branşın hastaları için ameliyatsız çözümler sunar.
🔹 Damar hastalıklarında:
🔹 Kadın sağlığında:
🔹 Onkolojide (Kanser alanında):
🔹 Ürolojide:
🔹 Ağrı tedavisinde:
Kısacası girişimsel radyoloji, hem hayatı tehdit eden damar hastalıklarından hem de yaşam kalitesini bozan ağrılara kadar çok geniş bir alanda kullanılabiliyor.
Girişimsel radyolojinin en önemli özelliği, ameliyata gerek kalmadan hastalıkları tedavi edebilmesidir. Bu yaklaşımın sağladığı avantajlar şunlardır:
Sonuç olarak girişimsel radyoloji, hem hastalığı etkili şekilde tedavi eder hem de hastanın günlük yaşamına minimum müdahale ile dokunur. Bu yüzden, günümüzde birçok hastalıkta ilk tercih edilen yöntem olmaya başlamıştır

Kliniğimizde girişimsel radyolojinin sunduğu en güncel ve etkili yöntemleri, hastalarımıza ameliyatsız çözümler sunmak için uyguluyoruz. İşlemlerimizin büyük kısmı günübirliktir; yani hasta sabah gelip, çoğu zaman aynı gün evine dönebiliyor.
🔹 Varis ve Varikosel Embolizasyonu
🔹 Miyom ve Adenomyozis Embolizasyonu
🔹 Tiroid Nodül Ablasyonu
🔹 Hemoroid (Basur) Embolizasyonu
🔹 Eklem ve Omurga Ağrı Tedavileri
🔹 Dializ Fistül ve Kateter İşlemleri
🔹 Drenaj ve Biyopsiler
Kısacası kliniğimizde, ameliyatsız ve minimal invaziv yöntemlerle hastalarımıza en güncel, güvenilir ve konforlu tedavi seçeneklerini sunuyoruz.
Girişimsel radyolojide uyguladığımız her tedavi, sadece bizim tecrübemize değil; aynı zamanda uluslararası kılavuzlara ve bilimsel çalışmalara da dayanıyor. Yani yapılan işlemler, dünya genelinde binlerce hasta üzerinde test edilmiş ve güvenilirliği kanıtlanmış yöntemlerdir.
🔹 Varis tedavisinde: Avrupa ve Amerika’daki damar cerrahisi dernekleri, artık klasik ameliyat yerine damarın içeriden kapatıldığı lazer, radyofrekans veya yapıştırıcı yöntemlerini ilk seçenek olarak öneriyor. Çünkü bu yöntemlerle hastalar çok daha çabuk ayağa kalkıyor, yara izi olmuyor ve ağrı çok daha az oluyor.
🔹 Miyom tedavisinde: Kadın doğum ve girişimsel radyoloji dernekleri, rahimdeki miyomların ameliyatsız şekilde küçültülebildiğini net olarak söylüyor. “Miyom embolizasyonu” sayesinde rahim korunuyor, şikâyetler büyük oranda azalıyor ve çoğu hasta ertesi gün normal hayatına dönebiliyor.
🔹 Tiroid nodül tedavisinde: Avrupa Tiroid Derneği’nin güncel kılavuzları, iyi huylu nodüllerde cerrahi yerine radyofrekans veya mikrodalga ile küçültme yöntemini güçlü şekilde öneriyor. Bu sayede tiroid bezi korunuyor ve ameliyat izine gerek kalmıyor.
🔹 Varikosel (erkeklerde kısırlık nedeni): Üroloji dernekleri, varikosel tedavisinde cerrahiyi uzun yıllardır temel yöntem olarak önerse de; son yıllarda damar içinden yapılan embolizasyonun da aynı başarıya sahip olduğunu, özellikle de tekrarlayan olgularda çok değerli bir seçenek olduğunu belirtiyor.
🔹 Hemoroid (basur): Yeni bilimsel çalışmalar, hemoroid damarlarını içeriden tıkamanın kanamayı ve şikâyetleri belirgin şekilde azalttığını gösteriyor. Bu yöntem henüz çok yeni olduğu için uzun dönem veriler toplanmaya devam ediyor ama bugüne kadar elde edilen sonuçlar oldukça yüz güldürücü.
🔹 Pelvik varisler (Pelvik Konjesyon Sendromu): Kadınlarda kronik kasık ve pelvik ağrının önemli bir nedeni olan bu durum, yumurtalık ve çevresindeki varisli damarların tıkanmasıyla büyük oranda düzelebiliyor. Çalışmalar, hastaların çoğunda ağrı ve şişlik şikâyetlerinin kalıcı olarak azaldığını gösteriyor.
🔹 Diyaliz fistül ve kateter işlemleri: Böbrek hastaları için çok önemli olan fistül ve kateter sorunlarında, Amerikan Nefroloji Derneği’nin kılavuzları damarları açmak için öncelikle balon ve stent gibi girişimsel yöntemlerin kullanılmasını öneriyor.
👉 Kısacası, kliniğimizde yaptığımız her işlem; bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış, uluslararası kılavuzlarca onaylanmış ve yüz binlerce hasta üzerinde güvenle uygulanmış yöntemlerdir. Bizim görevimiz, bu güncel bilgiyi sizin için en uygun tedavi planına dönüştürmek.
