Pazartesi- Cuma 09.00 - 16.00 0232 398 3700 – İç Hat:55387 Uzm. Dr. Mehmet Hakan Pıçak
Minimal İnvaziv
Ameliyatsız, Kesi yok
Görüntüleme Eşliğinde
Nokta Atışı, Hassas
Yatış Gerekmez
Lokal anestezi, Aynı gün taburculuk

Perforan Ven Yetmezliği Nedir? Varis Yarasıyla İlişkisi Nasıldır?

Yenilikçi Varis Tedavileri - İzmir > blog > Perforan Ven Yetmezliği Nedir? Varis Yarasıyla İlişkisi Nasıldır?

Bacakta varis, şişlik, renk koyulaşması veya ayak bileği çevresinde geçmeyen hassasiyet olduğunda sorun çoğu zaman yalnızca dışarıdan görünen damarla sınırlı değildir. Özellikle iç ayak bileği çevresinde cilt koyulaşması, sertleşme, kaşıntı, sulanma ya da kapanmakta zorlanan yara varsa, altta yatan venöz basıncı anlamak gerekir. Perforan ven yetmezliği de bu noktada önem kazanır.

Perforan venler, bacaktaki yüzeyel toplardamar sistemi ile derin toplardamar sistemi arasında bağlantı kuran kısa damar kanallarıdır. Normalde kanın yüzeyelden derine doğru, yani daha ana dönüş yollarına doğru ilerlemesine yardımcı olurlar. Bu damarlardaki kapaklar iyi çalışmadığında ise akım tersine dönebilir. Kan, derin sistemden yüzeyel tarafa doğru kaçabilir ve özellikle ayak bileği çevresindeki cilt altı dokularda basınç artışı oluşabilir.

Perforan ven yetmezliği ve yüzeyel derin damar bağlantısını gösteren medikal görsel
Perforan ven kaçağı cilt altı venöz basıncı artırabilir

Bu durum her hastada yara yapacak anlamına gelmez. Ancak uzun süren venöz basınç, ciltte renk değişikliği, sertleşme, egzama benzeri kaşıntı ve en ileri aşamada venöz ülser, yani varis yarası gelişimine zemin hazırlayabilir. Bu yüzden perforan ven yetmezliği, özellikle tekrarlayan veya geç kapanan varis yaralarında dikkatle araştırılması gereken bir başlıktır.

Temel Mantık

Kısa cevap

Perforan ven yetmezliği, yüzeyel ve derin toplardamarlar arasındaki bağlantı damarlarında kanın yanlış yöne kaçmasıdır. Bu kaçak ayak bileği çevresindeki venöz basıncı artırırsa cilt zayıflayabilir ve varis yarasının oluşmasına veya geç iyileşmesine katkı sağlayabilir.

Sorunuz mu var?

Belirtileriniz için uzman görüşü alın

Yazıyı okumadan önce sormak istediğiniz bir şey varsa doğrudan yazabilirsiniz.

veya iletişim formunu doldurun →

Perforan ven ne işe yarar?

Bacak toplardamar sistemi kabaca iki ana bölümden oluşur. Birincisi cilde daha yakın seyreden yüzeyel toplardamarlardır. Varis olarak dışarıdan görülen damarların önemli bir kısmı bu sistemle ilişkilidir. İkincisi ise kasların arasında ve daha derinde yer alan derin toplardamar sistemidir. Bu sistem, bacaktaki kanın kalbe geri dönüşünde ana yol gibidir.

Perforan venler bu iki sistemi birbirine bağlayan kısa geçiş damarlarıdır. Adını, kas kılıfını delip geçerek yüzeyel sistemden derin sisteme uzanmasından alır. Sağlıklı çalışan perforan venlerde kapaklar kanın tek yönde ilerlemesine izin verir. Yani kan yüzeyel damarlardan derin damarlara doğru akar ve bacağın venöz dönüşü desteklenir.

Bu mekanizma küçük görünse de klinik olarak değerlidir. Çünkü bacakta kanın doğru yönde taşınması, yalnızca büyük safen ven veya derin damarlarla ilgili değildir. Aradaki bağlantıların da düzenli çalışması gerekir. Bir yerde kapak bozulduğunda, özellikle yer çekiminin etkisiyle kan aşağıda göllenmeye ve cilt altı basıncı artırmaya başlayabilir.

Hastanın bunu doğrudan "perforan ven" olarak hissetmesi beklenmez. Daha çok ayakta kalınca artan ağırlık, bilek çevresinde şişlik, ciltte kahverengi renk değişikliği, kaşıntı, hassasiyet veya geç iyileşen yara şeklinde fark edilebilir. Bu nedenle perforan venler küçük damarlar olsa da, özellikle ileri venöz hastalıkta büyük resmin önemli bir parçası olabilir.

Perforan ven yetmezliği nasıl gelişir?

Toplardamarlarda kanın kalbe doğru ilerlemesine yardımcı olan kapakçıklar vardır. Bu kapaklar tek yönlü kapı gibi çalışır. Bacak kasları kasıldığında kan yukarı doğru itilir; kapaklar da kanın aşağı geri kaçmasını engeller. Perforan venlerde de benzer bir kapak sistemi bulunur.

Kapak yetmezliği geliştiğinde bu tek yönlü akım bozulur. Kan yüzeyel sistemden derin sisteme doğru ilerlemek yerine, bazı noktalarda ters yönde kaçabilir. Özellikle derin sistem basıncı yüksekse veya yüzeyel sistemde de yaygın venöz yetmezlik varsa, perforan damarlardan yüzeye doğru basınç aktarımı belirginleşebilir.

Bu tablo bazen uzun yıllar süren varis hastalığının bir parçası olarak gelişir. Bazen daha önce geçirilmiş derin ven trombozu sonrası derin sistemde basınç artışı oluşabilir ve perforanlar bu basıncı yüzeyel tarafa taşıyan yollar haline gelebilir. Bazı hastalarda ise büyük safen ven, küçük safen ven ve perforan kaçaklar birlikte bulunur.

Burada önemli olan tek bir damarı suçlamak değildir. Venöz hastalık çoğu zaman bir ağ problemi gibi değerlendirilir. Hangi damar kaçak yapıyor, kaçağın yönü ne, cilt değişikliğinin olduğu bölgeyle ilişkisi var mı, derin sistem açık mı, yüzeyel varisler bu basınca nasıl eşlik ediyor; bu sorular birlikte yanıtlanmalıdır.

Doğru Bilinen Yanlış

Yanlış Bilinen

Yanlış Bilinen: Varis yarası sadece cildin zayıf olmasından kaynaklanır.

Doğrusu: Varis yarasında cilt değişikliği önemlidir; ancak çoğu hastada altta yatan uzun süreli venöz basınç ve damar kaçakları da araştırılmalıdır.

Varis yarası neden özellikle ayak bileği çevresinde görülür?

Venöz basıncın etkisi yer çekimi nedeniyle bacağın alt kısmında daha belirgin hissedilir. Bu yüzden venöz yetmezliğe bağlı cilt değişiklikleri çoğunlukla ayak bileği çevresinde, özellikle iç bilek tarafında görülür. Bu bölge, perforan venlerin klinik olarak daha anlamlı hale gelebildiği alanlardan biridir.

Uzun süre yüksek basınca maruz kalan ciltte önce hafif ödem ve gerginlik olabilir. Zamanla kırmızı-kahverengi renk değişikliği, kaşıntı, pul pul dökülme, sertleşme ve hassasiyet gelişebilir. Bu süreçte cilt altı dokunun beslenmesi ve iyileşme kapasitesi bozulur. Küçük bir çarpma, kaşıma veya tahriş bile kolay kapanmayan bir yaraya dönüşebilir.

Varis yarası çoğu hastada bir anda ortaya çıkan izole bir yara değildir. Çoğu zaman öncesinde uzun süren bacak şişliği, ağırlık hissi, renk koyulaşması veya ciltte kalınlaşma vardır. Hasta bunu bazen "bileğimde leke vardı, sonra açıldı" diye anlatır. Bu anlatım venöz basınçla uyumlu bir klinik süreci düşündürebilir.

Venöz basınçla ayak bileği çevresinde cilt değişikliğini gösteren medikal görsel
Uzun süren venöz basınç cilt iyileşmesini zorlaştırabilir

Perforan ven yetmezliği bu bölgede basıncı artırıyorsa, yara alanının hemen çevresinde cilt altına doğru kaçak akım görülebilir. Bu kaçak tedavi edilmediğinde yara pansumanla küçülse bile kapanması gecikebilir veya kapandıktan sonra tekrar açılabilir. Bu nedenle varis yarasında yalnızca yara bakımına odaklanmak eksik kalabilir.

Ücretsiz ön değerlendirme

Sizdeki tablo hangi tedaviye uygun?

Şikâyetlerinizi kısaca iletin, uygun yöntemi birlikte değerlendirelim.

veya iletişim formunu doldurun →

Perforan kaçak varis yarasını nasıl etkiler?

Perforan kaçak, derin ve yüzeyel sistem arasındaki basınç dengesini bozar. Normalde yüzeyden derine doğru olması beklenen akım, tersine dönerek cilt altı damarlara yük bindirebilir. Bu yük özellikle ayak bileği çevresinde küçük damarların genişlemesine, doku içinde sıvı birikmesine ve cildin daha hassas hale gelmesine yol açabilir.

Bu etkiyi bir su tesisatı benzetmesiyle düşünmek mümkündür. Ana hatta basınç artıp geri kaçış olursa, küçük yan bağlantılar da basıncı taşımaya başlar. Cilt altındaki ince damarlar bu basınca uzun süre dayanamaz. Sonuçta cilt koyulaşır, sertleşir, kaşınır ve iyileşme kapasitesi zayıflar.

Varis yarasında perforan yetmezliğin önemi buradan gelir. Yara bölgesinin yakınında anlamlı kaçak yapan bir perforan varsa, yara yatağı sürekli yüksek venöz basınca maruz kalabilir. Bu durumda pansumanlar, kremler veya yüzeyel bakım tek başına yeterli olmayabilir. Altta yatan basınç azaltılmadıkça yara kronikleşme eğilimi gösterebilir.

Ancak her görülen perforan damar tedavi edilmelidir demek de doğru değildir. Bazı perforanlar küçük, klinik olarak önemsiz veya yara bölgesiyle ilişkisiz olabilir. Karar; perforanın çapı, reflü süresi, yara veya cilt değişikliğiyle anatomik ilişkisi, derin sistemin durumu ve hastanın genel venöz haritasına göre verilmelidir.

Hangi belirtiler perforan ven yetmezliğini düşündürür?

Perforan ven yetmezliği çoğu zaman tek başına özel bir belirtiyle kendini belli etmez. Daha çok venöz yetmezliğin ileri bulguları içinde düşünülür. Ayakta kalınca artan bacak ağırlığı, bilek çevresinde şişlik, akşamları belirginleşen gerginlik, kaşıntı ve ciltte koyulaşma sık görülen ipuçları arasındadır.

Özellikle iç ayak bileği çevresinde kahverengi leke, ciltte sertleşme, egzama benzeri döküntü, sık tekrarlayan kabuklanma veya kapanmakta zorlanan yara varsa daha dikkatli değerlendirme gerekir. Bu bulgular cildin uzun süreli venöz basınçtan etkilendiğini gösterebilir.

Bazı hastalarda belirgin kabarık varisler de eşlik eder. Bazılarında ise dışarıdan çok büyük damarlar görünmez; buna rağmen bilek çevresinde cilt değişikliği ve şişlik vardır. Bu durum, yalnızca gözle muayenenin yeterli olmadığını gösterir. Dışarıdan az damar görünmesi, altta venöz kaçak olmadığı anlamına gelmez.

Uzman Görüşü

Doktor Notu

Ayak bileği çevresinde renk koyulaşması, sertleşme veya tekrarlayan yara varsa konu yalnızca cilt problemi gibi ele alınmamalıdır. Venöz basıncın kaynağı Doppler ile haritalanmalıdır.

Dr. Mehmet Hakan Pıçak

Yeni başlayan ani tek bacak şişmesi, baldırlarda belirgin ağrı, nefes darlığı veya göğüs ağrısı gibi bulgular varsa bu tablo varis yarası veya perforan yetmezlik başlığından ayrı, daha acil değerlendirme gerektirebilecek bir durum olabilir. Bu belirtiler derin ven trombozu veya emboli açısından önem taşıyabilir.

Tanıda Doppler ultrason neden belirleyicidir?

Perforan ven yetmezliğinde tanının temel araçlarından biri renkli Doppler ultrasondur. Çünkü bu inceleme yalnızca damarın görünümüne bakmaz; kanın hangi yönde aktığını, kapakların kaçak yapıp yapmadığını ve kaçağın hangi seviyede başladığını da gösterir.

Doppler sırasında yüzeyel sistem, derin sistem ve perforan bağlantılar birlikte değerlendirilir. Büyük safen ven veya küçük safen vende reflü var mı, derin toplardamarlar açık mı, daha önce pıhtı geçirilmiş izler var mı, perforan damar hangi noktada yüzeye kaçak veriyor, yara bölgesiyle ilişkisi var mı; tüm bu bilgiler tedavi kararını değiştirir.

Doppler ultrason ile perforan ven kaçağının haritalanmasını gösteren medikal görsel
Doppler, perforan kaçağın yara bölgesiyle ilişkisini gösterir

Bu incelemenin ayakta veya uygun pozisyonda yapılması önemlidir. Çünkü venöz kaçak yer çekimiyle belirginleşebilir. Yatar pozisyonda bazı kaçaklar daha az fark edilebilir. Bu nedenle varis ve venöz yetmezlik değerlendirmesinde teknik ayrıntılar klinik sonuç açısından önemlidir.

Doppler sonucunda yalnızca "perforan yetmezlik var" yazması yeterli değildir. Hangi perforan, hangi seviyede, çapı ne, reflü süresi ne, yara veya cilt değişikliğiyle ilişkisi nasıl, derin sistemde sorun var mı gibi ayrıntılar da önemlidir. Tedavi planı bu haritaya göre şekillenir.

Randevu

İzmir Çiğli’de ameliyatsız varis tedavisi

Dr. Mehmet Hakan Pıçak ve ekibiyle ön değerlendirme için iletişime geçin.

veya iletişim formunu doldurun →

Her perforan ven yetmezliği tedavi edilmeli midir?

Her perforan ven yetmezliği aynı klinik öneme sahip değildir. Bazı hastalarda küçük bir perforan kaçağı saptanabilir; ancak hastanın belirgin şikayeti, cilt değişikliği veya yara ilişkisi olmayabilir. Böyle bir durumda yalnızca takip, yaşam tarzı düzenlemeleri ve gerekirse kompresyon yeterli olabilir.

Tedavi düşünülmesi daha çok belirgin venöz semptomlar, ciltte ileri değişiklik, aktif veya kapanmış venöz ülser, tekrarlayan yara, yara bölgesine yakın anlamlı perforan kaçağı veya diğer yüzeyel venöz kaçaklarla birlikte basınç yükü olduğunda gündeme gelir. Karar kişiye göre verilir.

Burada amaç yalnızca Doppler raporundaki bir damarı kapatmak değildir. Amaç, hastanın klinik tablosuyla ilişkili olan basınç kaynağını azaltmaktır. Eğer asıl sorun büyük safen ven reflüsü ise önce o hattın tedavisi gerekebilir. Eğer yara çevresinde belirgin perforan kaçağı baskınsa, perforan hedeflenebilir. Bazı hastalarda birden fazla damar hattı birlikte ele alınır.

Bu yüzden tedavi planı mekanik bir liste gibi yapılmamalıdır. "Perforan var, kapatalım" yaklaşımı eksik olabilir. Aynı şekilde "yalnızca pansuman yapalım" demek de eksik kalabilir. Doğru karar, yara durumu, cilt bulguları, Doppler haritası ve hastanın genel sağlık durumu birlikte değerlendirilerek verilir.

Tedavi seçenekleri nelerdir?

Perforan ven yetmezliğinde tedavi, hastanın bulgularına göre değişir. Destekleyici tedaviler arasında yürüyüş, bacak elevasyonu, kilo kontrolü, uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınma, cilt bakımı ve uygun hastada kompresyon yer alabilir. Varis yarası varsa düzenli yara bakımı ve enfeksiyon açısından dikkatli izlem gerekir.

Damar kaçağını hedefleyen tedaviler ise Doppler haritasına göre planlanır. Yüzeyel ana toplardamar yetmezliği varsa lazer, radyofrekans veya uygun hastada yapıştırıcı gibi endovenöz yöntemler düşünülebilir. Perforan damarın kendisi belirgin sorun oluşturuyorsa, bazı hastalarda ultrason rehberliğinde köpük skleroterapi, termal ablasyon veya farklı girişimsel yöntemler gündeme gelebilir.

Bu işlemlerde temel mantık, yanlış yöne kaçak yapan damarın basınç aktarmasını azaltmaktır. Uygun hastada işlem lokal anestezi veya sınırlı girişimle yapılabilir; ancak yöntem seçimi damarın derinliğine, çapına, cilde yakınlığına, yara alanıyla ilişkisine ve eşlik eden diğer kaçaklara göre değişir.

Tedavinin başarısı yalnızca damarın kapatılmasıyla ölçülmez. Şişlik azalıyor mu, cilt bulguları geriliyor mu, yara kapanma süreci destekleniyor mu, yeni yara riski azalıyor mu, hasta kompresyon ve takip önerilerine uyabiliyor mu; tüm bunlar birlikte değerlendirilmelidir.

Varis yarasında yara bakımı ile damar tedavisi birlikte mi düşünülür?

Aktif varis yarasında iki yönlü düşünmek gerekir. Bir yandan yaranın temiz tutulması, uygun pansumanla korunması, enfeksiyon bulgularının izlenmesi ve cildin tahrişten uzak tutulması gerekir. Diğer yandan yaranın neden açıldığını anlamak önemlidir. Yara yalnızca yüzeydeki bir açıklık değil, çoğu zaman altta süren venöz basıncın sonucudur.

Bu nedenle yara bakımı ve damar değerlendirmesi birbirinin alternatifi değildir. Yara bakımı cildin iyileşmesine yardım eder; damar tedavisi ise uygun hastada yarayı besleyen basınç sorununu azaltmayı hedefler. İkisi birlikte ele alındığında daha dengeli bir yaklaşım sağlanabilir.

Bazı hastalarda önce enfeksiyon kontrolü, ödemin azaltılması ve yara yatağının düzenlenmesi gerekir. Bazılarında damar tedavisi daha erken planlanabilir. Bu sıra, yaranın büyüklüğüne, akıntı durumuna, ağrıya, eşlik eden atardamar dolaşımına, diyabet gibi ek hastalıklara ve Doppler bulgularına göre değişir.

Yara değerlendirmesinde atardamar dolaşımı da unutulmamalıdır. Çünkü bacakta yara her zaman venöz kaynaklı olmayabilir. Ayakta soğukluk, nabızlarda azalma, yürümekle gelen baldır ağrısı veya parmaklarda solukluk varsa atardamar yönünden ayrıca inceleme gerekebilir. Venöz ülser tedavisinde kompresyon planlanacaksa, atardamar dolaşımının güvenli olup olmadığı da hekim tarafından değerlendirilmelidir.

Hastanın günlük alışkanlıkları da iyileşme sürecini etkiler. Uzun süre hareketsiz oturmak, bacağı sürekli aşağıda tutmak, düzensiz pansuman yapmak, cildi kaşıyarak tahriş etmek veya uygun olmayan ürünler sürmek yaranın toparlanmasını zorlaştırabilir. Buna karşılık düzenli yürüyüş, bacak kas pompasının çalışması, cildin korunması ve kontrol randevularının aksatılmaması tedavi planını destekler.

Varis yarası kapandıktan sonra da takip önemlidir. Çünkü altta yatan venöz basınç devam ederse yara tekrar açılabilir. Uygun kompresyon, cilt bakımı, kilo ve hareket düzeni, uzun süre ayakta kalma alışkanlıklarının yönetilmesi ve gerektiğinde damar tedavisinin tamamlanması nüks riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Bu takip, hastanın kendi cilt bulgularını daha erken fark etmesini de sağlar.

Ne zaman doktora başvurmak gerekir?

Ayak bileği çevresinde haftalar içinde geçmeyen yara, koyu renk değişikliği, sertleşme, artan şişlik, kaşıntı ve sulanma varsa damar değerlendirmesi geciktirilmemelidir. Özellikle daha önce varis tanısı olan, uzun süre ayakta çalışan, bacaklarında yıllardır şişlik ve ağırlık hissi bulunan kişilerde bu bulgular venöz yetmezlikle ilişkili olabilir.

Yara giderek büyüyorsa, çevresinde kızarıklık ve ısı artışı varsa, kötü koku, akıntı, ateş veya belirgin ağrı gelişiyorsa enfeksiyon açısından tıbbi değerlendirme gerekir. Bu tablo yalnızca evde pansumanla izlenmemelidir.

Ani tek bacak şişmesi, yeni başlayan baldırlarda gergin ağrı, nefes darlığı, göğüs ağrısı veya bayılma hissi varsa daha acil bir durum akla gelmelidir. Bu bulgular derin damar pıhtısı veya emboli açısından hızlı değerlendirme gerektirebilir.

Perforan ven yetmezliği şüphesinde doğru yaklaşım, bacağı yalnızca dışarıdan görmekle yetinmemektir. Cilt bulgusu, yara yeri, varis dağılımı ve Doppler haritası birlikte okunmalıdır. Böylece hangi damarın gerçekten klinik olarak anlamlı olduğu ve hangi tedavinin hastaya fayda sağlayabileceği daha net anlaşılır.

Not: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesi gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Tek başına her perforan ven yetmezliği tehlikeli kabul edilmez. Ancak ayak bileği çevresinde cilt değişikliği, aktif yara veya tekrarlayan venöz ülser varsa klinik önemi artar. Bu durumda damar kaçağının yara bölgesiyle ilişkisi Doppler ile değerlendirilmelidir.

Perforan ven yetmezliği, özellikle uzun süreli venöz basınç artışına katkı sağlıyorsa varis yarasının oluşmasına veya geç iyileşmesine zemin hazırlayabilir. Yine de yara genellikle tek bir nedene bağlı değildir; yüzeyel ven reflüsü, derin sistem durumu, cilt yapısı ve ek hastalıklar birlikte değerlendirilir.

Muayene bazı ipuçları verebilir; ancak perforan kaçağın yerini, yönünü, süresini ve yara alanıyla ilişkisini netleştirmek için Doppler ultrason gerekir. Sadece dışarıdan görünen damar yapısına bakarak güvenilir tedavi planı yapmak çoğu zaman yeterli olmaz.

Bazı yaralarda doğru pansuman ve kompresyonla belirgin iyileşme görülebilir. Ancak altta süren venöz basınç devam ediyorsa kapanma gecikebilir veya yara tekrar açılabilir. Bu nedenle varis yarasında yara bakımıyla birlikte damar haritası da değerlendirilmelidir.

Tedavi, damarın yerleşimine ve eşlik eden venöz kaçaklara göre değişir. Uygun hastalarda ultrason rehberliğinde köpük skleroterapi, termal ablasyon veya diğer girişimsel yöntemler düşünülebilir. Bazı hastalarda önce büyük safen ven gibi ana yüzeyel kaçakların tedavisi gerekir.

Yara kapanma süresi yaranın büyüklüğüne, süresine, enfeksiyon durumuna, dolaşım yapısına, kompresyon uyumuna ve ek hastalıklara göre değişir. Damar tedavisi basıncı azaltmaya yardımcı olabilir; ancak yara bakımı ve takip süreci devam eder.

Hayır. Cilt koyulaşması venöz basınçla ilişkili olabilir, fakat her hastada yara gelişmez. Yine de ayak bileği çevresinde giderek artan renk değişikliği, sertleşme veya kaşıntı varsa erken değerlendirme yara oluşmadan önlem almak açısından değerlidir.

Uygun hastada kompresyon, ödemi ve venöz basınç etkisini azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak hangi basınçta, ne süreyle ve kimde kullanılacağı kişiye göre belirlenmelidir. Atardamar dolaşımı ciddi bozuk olan hastalarda kompresyon kararı dikkatli verilmelidir.

Tıbbi gözden geçirildi
  • Tıbbi gözden geçiren Uzm. Dr. Mehmet Hakan Pıçak
  • Tıbbi gözden geçirme Temmuz 8, 2026
  • Yayın tarihi Ağustos 10, 2026

İçerik Yazarı

Uzm. Dr. Mehmet Hakan Pıçak

Girişimsel Radyoloji Uzmanı

1986 yılında Elbistan’da doğmuştur. 2010 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. 2015 yılında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Radyoloji ihtisasını aldı. 2015-2017 yılları arasında Tatvan Devlet Hastanesinde zorunlu hizmetini yapmıştır. 2018 yılından itibaren İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Girişimsel Radyolog olarak çalışmaktadır.

  • KurumBakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • Konumİzmir

Uzmanlık Alanları

  • Varis
  • Venöz yetmezlik
  • Endovenöz tedaviler
  • Minimal invaziv tedaviler

Related Posts

Leave a Reply

Varis Değerlendirme
Soru 1 / 7 · 1 dakika

Bacaklarınızda gün sonuna doğru ağırlık, yorgunluk ya da dolgunluk hissi oluyor mu?

Bir sonraki adım
Varis ülseri: kapanmanın yolu
  • Venöz yara neden geç kapanır?
  • Kompresyon tedavisi
  • Kaçağın kapatılması
  • Nüksü önleme
Varis Yarası Rehberi
Instagram
Uzm. Dr. Mehmet Hakan Pıçak @girisimsel.radyolog Takip Et