Pazartesi- Cuma 09.00 - 16.00 0232 398 3700 – İç Hat:55387 Uz.Dr. Mehmet Hakan PIÇAK
Minimal İnvaziv
Ameliyatsız, Kesi yok
Görüntüleme Eşiliğinde
Nokta Atışı, Hassas
Yatış Gerekmez
Lokal anestezi, Aynı gün taburculuk

Varis Belirtileri Nelerdir? Varis Başlangıcı Nasıl Anlaşılır?

Bacakta belirginleşen damarlar çoğu zaman ilk fark edilen işarettir. Fakat varis başlangıcı sadece dışarıdan görünen mavi ya da mor damarlarla sınırlı değildir. Bazı hastalarda önce gün sonunda artan ağırlık hissi, ayak bileği çevresinde şişlik, yanma, kaşıntı ya da gece huzursuzluğu ortaya çıkar. Damar görünümü henüz çok dikkat çekici olmasa bile bacak “çabuk yoruluyor” gibi hissedilebilir.

Bu nedenle varis belirtilerini değerlendirirken yalnızca görüntüye bakmak eksik kalır. Damarın kabarık olup olmadığı, şikayetin gün içinde nasıl değiştiği, uzun süre ayakta kalınca artıp artmadığı, ciltte renk değişikliği eşlik edip etmediği ve altta venöz kaçak bulunup bulunmadığı birlikte düşünülmelidir. Varis nedir ve neden olur? sorusunun temelinde de bu dolaşım mantığı vardır.

Varis, bacak toplardamarlarının kanı kalbe doğru taşırken zorlanması ve bazı damarlarda geriye kaçış gelişmesiyle ilişkilidir. Bu kaçış damar içi basıncı artırabilir. Basınç arttıkça damar genişleyebilir, kıvrımlı hale gelebilir ve zamanla hem görünür damarlar hem de günlük yaşamı etkileyen yakınmalar ortaya çıkabilir. Fakat her hastada aynı sıra izlenmez. Kimi hastada estetik görünüm öndedir, kimi hastada ağrı ve şişlik daha belirgindir.

Belirti anlatımında amaç hastanın kendine kesin tanı koyması değildir. Daha sağlıklı yaklaşım, hangi yakınmaların sıradan yorgunluk gibi geçici olabileceğini, hangilerinin toplardamar sistemiyle ilişkili olabileceğini ve hangi durumda muayene gerektiğini ayırmaktır. Çünkü varis çoğu zaman bir anda ortaya çıkan tek bir olay değil, zaman içinde belirginleşen bir dolaşım yüklenmesidir. Hasta bu süreci erken fark ederse, gereksiz panik yaşamadan daha doğru zamanda değerlendirme planlayabilir.

Varis başlangıcı nasıl anlaşılır?

Varis başlangıcı çoğu zaman küçük ve dalgalı belirtilerle başlar. Sabah daha rahat olan bacak, günün ilerleyen saatlerinde ağırlaşabilir. Uzun süre ayakta kalma, sabit oturma, sıcak hava ya da yoğun bir gün sonrasında ayak bileği çevresinde şişlik fark edilebilir. Bazı kişiler bunu “bacaklarım akşamları doluyor” ya da “çorap izi daha belirgin oluyor” diye tarif eder.

Başlangıç döneminde ince kılcal damarlar, mavi-yeşil retiküler damarlar veya daha belirgin yüzeyel damarlar görülebilir. Ancak damar görünümü ile şikayet şiddeti her zaman paralel değildir. Dışarıdan çok dikkat çekmeyen bir venöz kaçak belirgin ağırlık ve huzursuzluk yapabilir. Buna karşılık yaygın kılcal damarları olan bir hastada altta ciddi bir toplardamar yetmezliği bulunmayabilir.

Belirti Mantığı

Kısaca

Varis başlangıcını anlamanın en güvenilir yolu tek bir belirtiye takılmak değil, damar görünümü, gün içi değişim, şişlik, ağrı ve Doppler bulgusunu birlikte değerlendirmektir.

Bu aşamada hastanın kendini gözlemlemesi işe yarayabilir. Şikayetler akşamları artıyor mu, bacak yukarı kaldırılınca rahatlıyor mu, uzun süre ayakta kalınca belirginleşiyor mu, sıcak havada daha fazla oluyor mu? Bu sorular venöz dolaşımın günlük koşullardan etkilenip etkilenmediğini anlamaya yardımcı olur. Fakat tanı koydurmaz; yalnızca değerlendirme ihtiyacını gösterir.

Başlangıç belirtilerini anlamayı zorlaştıran noktalardan biri de şikayetlerin bazen aralıklı olmasıdır. Hasta bir hafta belirgin ağırlık hissederken sonraki hafta daha rahat olabilir. Bu dalgalanma, sorunun gerçek olmadığı anlamına gelmez. Günlük aktivite, hava sıcaklığı, uzun yolculuk, hareketsizlik, kilo değişimi ve hormonal dönemler bacak toplardamarları üzerindeki yükü değiştirebilir. Bu nedenle tek bir gün yerine tekrar eden patern daha anlamlıdır.

Varisin en sık belirtileri nelerdir?

Varis belirtileri kişiden kişiye değişebilir. En sık görülen yakınmalar arasında bacaklarda ağırlık hissi, dolgunluk, yorgunluk, ayakta kalınca artan ağrı, yanma, kaşıntı, gece krampları ve ayak bileği çevresinde şişlik yer alır. Bazı hastalar bacağını hareket ettirme isteği, huzursuzluk ya da uzun süre oturduktan sonra kalkınca gerginlik hissi tarif eder.

Görünür belirtiler de önemlidir. İnce kırmızı-mor kılcal damarlar, cilt altında mavi-yeşil damar çizgileri, kabarık ve kıvrımlı varisler ya da damar boyunca hassasiyet görülebilir. İlerlemiş durumlarda ayak bileği çevresinde kahverengi renk değişikliği, ciltte kuruluk, kaşıntılı egzama benzeri alanlar, sertleşme ve yara eğilimi gelişebilir. Varis yaraları nasıl geçer? başlığı bu daha ileri tabloyu ayrıca ele alır.

Her ağrı varis değildir. Diz, bel, sinir, kas veya eklem kaynaklı ağrılar da bacakta rahatsızlık yapabilir. Bu nedenle varis belirtisi denildiğinde asıl ayırıcı nokta, şikayetin damar görünümü ve gün içindeki venöz yüklenme ile ilişkili olup olmadığıdır. Gün sonunda artan, ayakta kalınca belirginleşen, bacağı dinlendirmekle hafifleyen yakınmalar venöz nedenleri daha fazla düşündürebilir.

Bir diğer ipucu iki bacak arasındaki farktır. Her iki bacakta benzer yorgunluk görülebilir, fakat tek bacakta daha belirgin şişlik, damar hattında hassasiyet veya hızla artan yakınma varsa bu ayrıca not edilmelidir. Özellikle daha önce pıhtı geçirmiş hastalarda, gebelik sonrası belirginleşen şikayetlerde veya ailede ileri varis öyküsü olan kişilerde belirtilerin ciddiyeti yalnızca görüntüye göre anlaşılmayabilir.

Kılcal damarlar varis başlangıcı mıdır?

Kılcal damarlar her zaman klasik varis başlangıcı anlamına gelmez. Cilt yüzeyine yakın, ince kırmızı veya mor çizgiler şeklinde görülen bu damarlar çoğu zaman estetik kaygı oluşturur. Bazı hastalarda altta belirgin bir venöz kaçak olmadan da kılcal damarlar görülebilir. Bu yüzden “kılcal damar gördüm, kesin varisim ilerliyor” demek doğru değildir.

Buna karşılık kılcal damarları tamamen önemsiz saymak da eksik olur. Özellikle yaygın kılcal damarlar, bacakta ağırlık, yanma, şişlik veya daha derinde belirgin mavi damarlarla birlikteyse daha dikkatli değerlendirme gerekir. Skleroterapi ve köpük ile kılcal varis tedavisi gibi seçenekler bazı hastalarda gündeme gelebilir; ancak önce damarın kaynağı anlaşılmalıdır.

Retiküler damarlar ise kılcal damarlardan daha büyük, cilt altında mavi-yeşil çizgiler gibi izlenen damarlardır. Klasik kabarık varislerden farklıdır, fakat bazı hastalarda yüzeyel venöz sistemle ilişkili olabilir. Bu ayrımlar tedavi seçimini doğrudan etkiler. Küçük bir kılcal damar, büyük safen ven yetmezliğiyle aynı yaklaşımla ele alınmaz.

Bu nedenle kılcal damar yakınmasıyla gelen bir hastada yalnızca cilt yüzeyindeki damarların rengine bakmak yeterli değildir. Damarların dağılımı, tek bir bölgede yoğunlaşıp yoğunlaşmadığı, bacakta ağırlık ve şişlik eşlik edip etmediği ve daha büyük besleyici damarların bulunup bulunmadığı değerlendirilir. Bazen sadece yüzeyel estetik tedavi planlanabilir; bazen önce alttaki kaçak kaynağını anlamak gerekir. Bu ayrım yapılmadan yapılan uygulamalar beklentiyi karşılamayabilir.

Varis ağrısı nasıl hissedilir?

Varis ağrısı genellikle keskin ve ani bir ağrıdan çok ağırlık, dolgunluk, sızlama veya yanma şeklinde tarif edilir. Hasta çoğu zaman günün başında daha rahat olduğunu, akşama doğru bacağının yorulduğunu söyler. Uzun süre ayakta kalmak, hareketsiz oturmak ya da sıcak ortamda bulunmak yakınmaları artırabilir.

Bazı kişiler ağrıyı damar hattı boyunca hisseder. Bazılarında daha yaygın bir bacak yorgunluğu vardır. Ayak bileği çevresinde şişlik eşlik ediyorsa çorap izi belirginleşebilir. Gece krampları veya bacakta huzursuzluk hissi de tabloya katılabilir. Ancak bu şikayetler tek başına varis tanısı koydurmaz; çünkü benzer yakınmalar başka nedenlerle de gelişebilir.

Doğru Bilinen Yanlış

Yanlış Bilinen

Yanlış Bilinen: Bacak ağrısı varsa mutlaka varis vardır.

Doğrusu: Bacak ağrısı venöz kaynaklı olabilir, ancak kas, eklem, sinir veya bel kaynaklı sorunlarla da karışabilir.

Venöz ağrıda dikkat edilen noktalardan biri, şikayetin ayakta kalma ve gün sonuyla ilişkisidir. Bacak yukarı kaldırıldığında veya kısa yürüyüşlerle rahatlama oluyorsa venöz dolaşım açısından değerlendirme daha anlamlı hale gelir. Buna rağmen doğru ayrım muayene ve gerektiğinde Doppler ultrason ile yapılır.

Hangi belirtiler varisin ilerlediğini düşündürür?

Varis her hastada aynı hızla ilerlemez. Bazı kişilerde yıllarca daha hafif bir görünüm ve sınırlı şikayetler olabilir. Bazılarında ise zamanla şişlik, cilt değişikliği ve daha belirgin damar sorunları gelişir. Bu yüzden ilerleme belirtilerini bilmek hastayı gereksiz korkutmak için değil, doğru zamanda değerlendirmeye yönlendirmek için önemlidir.

Daha dikkatli bakılması gereken bulgular arasında ayak bileği çevresinde kalıcı veya tekrarlayan şişlik, cilt renginde kahverengi-kızıl koyulaşma, kaşıntılı egzama benzeri görünüm, ciltte sertleşme, damar üzerinde hassasiyet, yüzeyel pıhtı düşündüren kızarıklık ve sertlik, kanama ya da yara gelişimi sayılabilir. Hangi varis tehlikelidir? sorusu özellikle bu belirtilerle ilişkilidir.

Ani tek taraflı belirgin şişlik, beklenmedik şiddetli ağrı, bacakta sıcaklık artışı veya nefes darlığı gibi eşlik eden bulgular varsa daha hızlı tıbbi değerlendirme gerekir. Bu cümle panik yaratmak için değil, pıhtı gibi farklı durumların varisle karışabileceğini hatırlatmak için önemlidir.

Varis sadece görüntü sorunu mudur?

Bazı hastalarda varis öncelikle görüntü kaygısı yaratır. Bu kaygı hafife alınmamalıdır; çünkü bacak görünümü kişinin günlük yaşamını, kıyafet seçimini ve sosyal rahatlığını etkileyebilir. Fakat varisi yalnızca estetik bir konu gibi görmek her zaman doğru değildir. Altta toplardamar kaçışı varsa mesele aynı zamanda dolaşım problemidir.

Venöz kaçak olduğunda kanın bir bölümü kalbe doğru ilerlemek yerine aşağıda göllenmeye eğilim gösterir. Bu durum damar içi basıncı artırabilir. Basınç arttıkça damar genişler, çevre dokuda sıvı birikimi kolaylaşır ve zamanla cilt etkilenebilir. Bacaklarda venöz yetmezlik yazısı bu mekanizmayı daha geniş anlatır.

Bu nedenle asıl soru “damar görünüyor mu?” değil, “bu damarın altında nasıl bir venöz akım sorunu var?” olmalıdır. Bazen görüntü daha ön plandadır ve tedavi planı buna göre şekillenir. Bazen de görünüm daha sınırlı olmasına rağmen şikayetlerin kaynağı belirgin bir kaçaktır. Tedavi kararını bu ayrım belirler.

Klinik Not

Önemli Ayrım

Estetik damar görünümü ile tedavi gerektiren venöz yetmezlik aynı şey değildir. Karar, şikayet, muayene ve Doppler haritası birlikte değerlendirildiğinde daha sağlıklı verilir.

varis genetik miDoppler ultrason varis belirtilerinde neden önemlidir?

Doppler ultrason, varis değerlendirmesinde yalnızca damarın şekline değil, kan akımının yönüne ve davranışına bakmamızı sağlar. Bir bakıma bacak toplardamarlarının yol haritasını çıkarır. Hangi damarda kaçak var, kaçak nereden başlıyor, yüzeyel sistem mi etkilenmiş, perforan damarların rolü var mı, derin sistem açısından dikkat gerektiren bir bulgu var mı? Bu soruların cevabı tedavi planını değiştirir.

Sadece dış görünümle karar verildiğinde iki risk oluşur. Birincisi, aslında takip veya daha sınırlı yaklaşım yeterliyken gereksiz işlem planlanabilir. İkincisi, belirgin şikayetin altında yatan ana kaynak gözden kaçabilir. Bu nedenle varis ultrasonu neden önemlidir? konusu Doktorvaris yaklaşımında merkezi bir yer tutar.

Doppler incelemesi aynı zamanda tedavinin sırasını da etkileyebilir. Örneğin safen ven kaynaklı belirgin kaçak varsa yalnızca yüzeydeki küçük damarları hedeflemek kalıcı rahatlama sağlamayabilir. Buna karşılık büyük damar sistemi sağlam olan bir hastada odak daha çok kılcal veya retiküler damarların tedavisi olabilir. Bu yüzden Doppler, sadece “varis var mı?” sorusuna değil, “önce neye odaklanmalıyız?” sorusuna da cevap verir.

NICE varis rehberi de semptomatik varislerde duplex ultrasonun reflü düzeyini belirlemede önemli olduğunu vurgular. Cleveland Clinic ve NHS gibi hasta bilgilendirme kaynaklarında da varis belirtileri anlatılırken muayene ve ultrason değerlendirmesinin tedavi kararındaki yeri öne çıkarılır. Dış kaynaklar burada tek başına karar verdirmez; fakat Doppler temelli yaklaşımı destekler.

Uzman Görüşü

Doktor Notu

Doppler değerlendirmesinde amacımız yalnızca varis var mı sorusunu cevaplamak değildir. Hangi damar sorunlu, bu sorun hastanın şikayetiyle uyumlu mu ve hangi tedavi gerçekten mantıklı olur sorularını netleştirmektir.

Dr. Mehmet Hakan Pıçak

Varis belirtileri için evde neler gözlemlenebilir?

Evde yapılabilecek gözlem tanı koymak için yeterli değildir, fakat değerlendirme sırasında çok işe yarar. Şikayetlerin ne zaman arttığını, hangi bacakta daha belirgin olduğunu, şişlik olup olmadığını, çorap izinin akşamları artıp artmadığını, sıcak havada yakınmaların değişip değişmediğini not etmek faydalı olabilir.

Kısa yürüyüşler, uzun süre sabit ayakta kalmaktan kaçınmak, otururken bacakları uzun süre hareketsiz bırakmamak ve uygun hastalarda bacağı kısa süre yukarıda dinlendirmek bazı yakınmaları hafifletebilir. Ancak bu önlemler varisi “tedavi etti” anlamına gelmez. Altta belirgin venöz kaçak varsa destekleyici önlemler şikayeti azaltabilir ama kaynağı ortadan kaldırmayabilir.

Kompresyon çorabı da her hastaya aynı şekilde önerilmez. Basınç sınıfı, kullanım süresi ve uygunluk hastanın damar yapısı, cilt durumu ve günlük yaşamına göre planlanmalıdır. Özellikle damar hastalığı, cilt sorunu veya farklı dolaşım problemi olan kişilerde rastgele çorap seçmek doğru olmayabilir. Bu nedenle çorap kullanımı da mümkünse hekim değerlendirmesiyle planlanmalıdır.

Varis tedavisi belirtilere göre nasıl planlanır?

Varis tedavisi yalnızca damar görüntüsüne göre seçilmez. Şikayetin tipi, Doppler bulgusu, damarın çapı, kaçak seviyesi, cilt durumu, hastanın günlük yaşamı ve beklentisi birlikte değerlendirilir. Bu nedenle iki hastada benzer görünen damarlar için farklı tedavi planları yapılabilir.

Destekleyici önlemler, kompresyon, skleroterapi, köpük tedavisi, lazer, radyofrekans ve seçilmiş durumlarda farklı girişimler tedavi seçenekleri arasında yer alabilir. Varis tedavi yöntemleri: hangi yöntem kime uygundur? başlığı bu ayrımı daha geniş açıklar. Büyük yüzeyel damar yetmezliği ile küçük kılcal damar tedavisi aynı mantıkla planlanmaz.

Ameliyatsız yöntemler uygun hastalarda önemli avantajlar sağlayabilir. Lazerle varis tedavisi, radyofrekans ile varis tedavisi ve köpük ile varis tedavisi farklı damar tiplerinde düşünülebilir. Fakat “ameliyatsız” ifadesi her hasta için otomatik uygunluk anlamına gelmez. Uygunluk muayene ve Doppler sonrasında netleşir.

Tedavi planında hastanın beklentisi de önemlidir. Bazı hastalar öncelikle ağrı ve şişlikten kurtulmak ister, bazıları görünür damarların azalmasını önemser, bazıları ise cilt değişikliği başlamadan sorunu kontrol altına almak ister. Bu beklentiler değerlidir; ancak klinik gerçeklikle uyumlu hale getirilmelidir. Örneğin yalnızca estetik görünüm hedeflenirken altta belirgin kaçak gözden kaçarsa sorun tekrar edebilir. Tam tersine, sadece Doppler bulgusuna bakıp hastanın günlük yaşam şikayetini anlamamak da eksik bir yaklaşım olur.

Ne zaman doktora başvurmak gerekir?

Şikayetler tekrarlayıcı hale geldiyse, gün sonunda bacaklarda belirgin ağırlık ve şişlik oluyorsa, görünür damarlar artıyorsa veya ağrı günlük yaşamı etkilemeye başladıysa değerlendirme mantıklı olur. Özellikle ayak bileği çevresinde renk değişikliği, kaşıntılı cilt alanları, sertleşme, yara eğilimi veya varis üzerinde kanama varsa beklemek doğru olmayabilir.

Bir başka başvuru nedeni de belirsizliktir. Hasta bazen “Bu kılcal damar mı, gerçek varis mi?”, “Tedavi gerekir mi?”, “Doppler çektirmeli miyim?” sorularıyla gelir. Bu sorular haklıdır. Çünkü varis başlangıcı, kılcal damarlar ve venöz yetmezlik aynı çizginin farklı noktaları gibi görünse de klinik olarak farklı anlamlar taşıyabilir.

Değerlendirmede amaç hastayı hemen işleme yönlendirmek değildir. Önce sorunun gerçekten ne olduğu anlaşılır. Bazen takip ve destekleyici öneriler yeterli olabilir. Bazen Doppler sonucuna göre daha planlı bir tedavi yaklaşımı gerekir. Bazen de hastanın düşündüğü şikayet varisle ilişkili değildir ve başka nedenler araştırılmalıdır.

Randevuya gelirken şikayetlerin ne zamandır sürdüğünü, gün içinde nasıl değiştiğini, daha önce geçirilmiş pıhtı ya da damar tedavisi olup olmadığını, gebelik veya aile öyküsü gibi riskleri not etmek değerlendirmeyi kolaylaştırır. Kullanılan ilaçlar, mevcut hastalıklar ve varsa eski ultrason sonuçları da tedavi kararını etkileyebilir. Böylece görüşme yalnızca “damar var mı?” sorusuna sıkışmaz; hastanın gerçek ihtiyacına göre daha net bir yol haritası oluşur.

Bu hazırlık, hem gereksiz kaygıyı azaltır hem de muayene sırasında doğru soruların daha hızlı yanıtlanmasını sağlar. Ayrıca tedavi beklentisinin daha gerçekçi kurulmasına yardımcı olur.

Sık Sorulan Sorular

Hayır. Kılcal damarlar her zaman klasik varis ya da venöz yetmezlik anlamına gelmez. Ancak yaygın kılcal damarlar şikayetlerle birlikteyse muayene ve gerekirse Doppler ultrasonla değerlendirmek daha doğru olur.

Varis ağrısı genellikle bacakta ağırlık, dolgunluk, sızlama veya yanma şeklinde hissedilir. Çoğu hastada uzun süre ayakta kalınca ve gün sonunda artar. Damar hattı boyunca hassasiyet de eşlik edebilir.

Venöz kaynaklı şikayetler çoğu hastada akşam saatlerinde daha belirgin hale gelir. Gün içinde ayakta kalma, sabit oturma ve sıcak hava bacakta ağırlık, şişlik ve huzursuzluğu artırabilir.

Her görünen damar için aynı değerlendirme gerekmez; ancak belirti varsa, tedavi planlanıyorsa veya altta venöz kaçak düşünülüyorsa Doppler ultrason çok değerlidir. Tedavi seçimini tahmin yerine damar haritasına göre yapmayı sağlar.

Bazı yakınmalar dinlenme, bacağı yukarı kaldırma veya hareketle geçici olarak azalabilir. Ancak altta belirgin venöz yetmezlik varsa sorun tamamen kaybolmayabilir. Seyri belirleyen asıl nokta damar yapısı, kaçak düzeyi ve şikayetlerin düzenidir.

Ciltte renk koyulaşması, ayak bileği çevresinde sertleşme, yara eğilimi, varis üzerinde kanama, ani tek taraflı şişlik, belirgin kızarıklık veya hassasiyet daha dikkatli değerlendirme gerektirir.

Tedavi yalnızca belirtilere göre değil, muayene ve Doppler bulgularına göre seçilir. Şikayet, damar çapı, kaçak seviyesi, cilt durumu ve hastanın beklentisi birlikte değerlendirilerek uygun yaklaşım belirlenir.


Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekim değerlendirmesi gerekir.

Tıbbi gözden geçirildi Güncellendi
  • Tıbbi gözden geçiren Uzman Dr. Mehmet Hakan PIÇAK
  • Son güncelleme Temmuz 7, 2026

İçerik Yazarı

Uzman Dr. Mehmet Hakan PIÇAK

Girişimsel Radyoloji Uzmanı

1986 yılında Elbistan’da doğmuştur. 2010 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. 2015 yılında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Radyoloji ihtisasını aldı. 2015-2017 yılları arasında Tatvan Devlet Hastanesinde zorunlu hizmetini yapmıştır. 2018 yılından itibaren İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Girişimsel Radyolog olarak çalışmaktadır.

  • KurumBakırçay Üniversitesi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  • Konumİzmir

Uzmanlık Alanları

  • Varis
  • Venöz yetmezlik
  • Endovenöz tedaviler
  • Minimal invaziv tedaviler
Dr. Mehmet Hakan Pıçak
Dr. Mehmet Hakan Pıçak Girişimsel Radyoloji

Varis ve damar sağlığı için ücretsiz ön değerlendirme alın.

WhatsApp'tan Yaz 0232 398 3700 Randevu / İletişim
İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi – Girişimsel Radyoloji Kliniği
Varis Risk Testi

Bacaklarınızda akşamları ağrı, yorgunluk ya da ağırlık hissi oluyor mu?

Bacaklarınızda görünür hâle gelmiş genişlemiş ya da mor/mavi damarlar var mı?

Gün boyu uzun süre ayakta durarak veya oturarak mı çalışıyorsunuz?

Ailenizde (anne/baba/kardeş) varis öyküsü var mı?

40 yaş üstü müsünüz veya birden fazla gebelik geçirdiniz mi?